Down sendromlu oğlu Doğukan’ın desteğiyle hayata yeniden tutunan Hanife Canpolat, geçirdiği zorlu tedavi sürecinin ardından hem sağlık sorunlarını aştı hem de oğlu ile aynı iş yerinde mesai arkadaşı oldu. Oğlunun sevgisi ve motivasyonu, Canpolat’ın yeniden ayağa kalkmasında önemli bir rol oynadı. Yusuf Arslan 9 Mayıs 2026 5 dakika okuma süresiyle 0 Geçirdiği ameliyatlar sonrasında yürüme yetisini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan Hanife Canpolat, özel gereksinimli oğlu Doğukan’ın destekleriyle hayatına yeniden yön verdi. Anne-oğul, şimdi İstanbul Sabiha Gökçen (İSG) Uluslararası Havalimanı’nda birlikte çalışarak yeni bir hayata adım attılar.
Doğukan henüz 4 yaşındayken ağır bir hastalığa yakalanmış ve bu süreçte 10 ameliyat geçiren Canpolat, tedavi sürecinde oğlunun kendisinden sonra yalnız kalması korkusu ile hayata tutunmayı başardı. Oğlunun sevgisi, Canpolat’ın zorlu anlarında ona güç verdi. “Kendimi ona odakladım” diyen Canpolat, geçirdiği her ameliyat öncesinde aklında sadece Doğukan’ın geleceğini düşündüğünü dile getirdi. “Doktorlar ‘Bu işin sonu yok’ dese de ben asla pes etmedim. 10. ameliyatımda bana ‘Yüzde 90 yürüyemeyecek bu kadın’ dediler ve bir yıl yatalak kaldım. Oğlum benim en büyük destekçim oldu. Doğukan, benim için bir psikolog gibiydi. Benim için her zaman yanımda durdu. Onun sevgisiyle yeniden ayağa kalktım ve hayata tutundum. Şükürler olsun, hastalığımı atlattım, tedavim devam ediyor ama birlikteyiz.”
Sağlığını toparladıktan sonra tüm enerjisini Doğukan’ın sosyal gelişimine adayan Canpolat, özel gereksinimli çocukların hayata kazandırılmasında ailenin kritik bir rol oynadığını vurguladı. Eğitimin sadece okulda değil, evde de devam etmesi gerektiğine dikkat çeken Canpolat, “Doğukan işe başlamadan önce de halk oyunları, müzik, resim ve yüzme gibi birçok aktiviteye katılıyordu. Özel eğitim tek başına yeterli değil, ailelerin büyük bir sorumluluğu var. Ben evladımı hiçbir zaman eve kapatmadım, 27 yıldır her yere beraber gittik. İnsanların, ‘Bu çocuk normal mi, buralarda geziyor?’ dediklerini duyduk, ama hepsinin üstesinden geldim. Özel gereksinimli çocuğa sahip ailelere şunu söylemek isterim: Çocuklarınıza güvenin, insanların ne dediğini düşünmeyin. Yanlarında durun, her şeyi başarabilirler.”
Doğukan’ın aldığı eğitimlerin ardından İSG Uluslararası Havalimanı’nda, İstanbul Zihinsel Engelliler için Eğitim ve Dayanışma Vakfı’na (İZEV) tahsis edilen alanda işe başlaması, anne-oğulun hayatında yeni bir dönüm noktası oldu. Oğlunu yalnız bırakmak istemeyen Canpolat, çevresinden gelen eleştirilere rağmen kendi kararlılığını sürdürdü. “Benim düşüncem başkaydı. Oğlumun kendi ayakları üzerinde durması ve hayatını idame ettirmesi gerekiyordu. Her sabah saat 09:00’da onu buraya bırakıyor, mesaisi bitene kadar terminalde bekleyip 15:00’te kapıda alarak evimize dönüyordum.”
Hanife Canpolat ve oğlu Doğukan’ın hikayesi, hayatta kalmanın ve sevginin gücünü gözler önüne seriyor.